Türkiye'de Et Tüketimi?

| | Comments (0)

Amerika'ya geldikten sonra zaten az olan et tüketimimi iyice ortadan kaldırmıştım. Sağlık delisi olmasam da, et konusunda son yıllarda ortaya çıkan hastalıklar, güvenmediğim yerlerden et almama gibi bir prensip edinmeme neden oldu. Robin Cook'un 'Toksin' adlı kitabını, hemen ardından da kitabın sonsözünde referans verilen Nicols Fox'un 'Spoiled: Why our food is making us sick' adlı çalışmasını okuduktan sonra bu kararımın ne kadar isabetli olduğunu anladım.

Et konusunda dikkatli olduğumu bilen bir arkadaşım bugün Sami Hocaoğlunun yazısını yollamış. Yazıyı okurken özellikle bir kısmı tüylerimi diken diken etti.

Hocaoğlu yazısında demiş ki,

"Gaziosmanpaşa Hacımaşlı köyü domuz çiftliğinin suları ve katı atıkları 300 metre mesafedeki Sazlıdere Barajı'na akıyor. Baraj 10 milyon kişinin su ihtiyacını karşılıyor. Çiftlikte 5 bin domuz var. Türkiye'deki domuz çiftliklerinde yıllık 3 milyon kg. civarında et üretiliyor. Bu rakam neredeyse kırmızı et üretiminin yarısı. Üretilen domuzlar otellere, yemek fabrikalarına ve marketlere "kıyma" şeklinde satılıyor. Salam, sosis de piyasaya sürme yöntemlerinin en sık kullanılanı.
Belki ne var ki bunda diye düşüneniniz vardır. Ancak pek çok hastalığı taşıyıp bulaştıran bir hayvanın atıklarının içtiğim suya, etinin yediklerime benden habersiz bir şekilde karışması düşüncesi beni tedirgin ediyor ve acaba gıdalarımızda bilmediğimiz daha başka neler var sorusunu aklıma getiriyor.

Yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz.

Yorum yollayın

Yazı Hakkında

Bu yazı Obur Kedi tarafından November 15, 2005 2:47 AM tarihinde yayınlanmıştır.

Bir önceki yazı: Hurmalı Ekmek.

Bir sonraki yazı: Diyet Enerji İçecekleri.

Find recent content on the main index or look in the archives to find all content.

Kitap Önerileri

Reklamlar

Powered by Movable Type 4.01